1993'TEKİ BOMBALAMA OLAYINDAN SONRA ACİL DURUM EĞİTİMİ ALAN MORGAN STANLEY ÇALIŞANLARI, DÜNYA TİCARET MERKEZİNDEKİ PATLAMADAN SONRA KURTULUŞ PLANINI UYGULADI VE HAYATTA KALDI
Haber, 'Morgen Stenley' in 3 binden fazla personelinin terörist saldırıda yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'nden, daha önce aldıkları acil durum eğitimi sayesinde kurtulmuş olduğu anlaşıldı' şeklinde devam ediyor.
Bu haber bize insan hayatının korunmasına yönelik alınan önlemlerin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor.
Acil Aydınlatma ve Yönlendirme Sistemleri de, olası acil durumlara karşı, kapalı yaşam mahallerinde alınan en önemli önlemlerden biridir.
Acil durum aydınlatma, bir binada her hangi bir nedenle normal aydınlatma kesildiğinde, derhal ve kendiliğinden devreye girmesi gereken ikincil bir aydınlatma tesisatıdır.
Normal aydınlatmanın hangi nedenle kesintiye uğradığı önemli değildir. Bu bir yangın durumu da olabilir, basit bir sigorta atması da olabilir.
Acil durum aydınlatma belirlenmiş asgari bir süre ile devrede kalacak kapasitede olmalı ve tüm kaçış yollarında asgari düzeyde bir aydınlatma sağlamalıdır.
Normal aydınlatmanın devre dışı kalması nedenlerinin başında gelen en önemli ve yüksek risk oluşturan durum yangındır.
Bir yangın esnasında aydınlatma tesisatı zarar görmese bile, itfaiye su ile müdahale söz konusu olduğunda binaların elektriklerini kesmektedir.
Ayrıca duman, zehirleyici ve boğucu etkisinin yanı sıra, görüş mesafelerini azaltarak tahliyeyi ayrıca zorlaştırmaktadır.
Bu nedenle acil aydınlatma ve yönlendirmenin tam ve eksiksiz yapılması yaşamsal önem taşımaktadır.
Depremlerde de benzer şekilde binalar hasara uğramasa bile ana dağıtım merkezlerinden veya binada deprem sensörleri varsa binadan otomatik olarak elektrikler kesilebiliyor.
Yıkılmamış ama hasara uğramış binalarda panik meydana gelmeden binanın güvenli bir şekilde tahliyesi için de acil durum aydınlatma çok önemli.
Sabotaj sonucunda veya bir hırsızlık, soygun amacıyla da elektrikler maksatlı olarak kesilebilir.
Normal elektrik arızaları veya kesintilerini de hepimiz biliyoruz; Türkiye'de çok da yabancısı olmadığımız durumlar. Bu nedenler göz önüne alındığında, acil durum aydınlatma, içinde oturulan binaların, meskun binaların, bir acil durumda hızlı ve emniyetli olarak tahliye edilmesi can ve mal kayıplarının önlenmesi için elzemdir.
Acil durum aydınlatma bize bu hızlı ve emniyetli tahliyeyi sağlar. Acil durum aydınlatma;
Temelde acil aydınlatmanın iki unsuru vardır:
Acil Durum Yönlendirme Üniteleri; kaçış yollarının belirlenmesi ve binadan çıkış noktalarına ulaşmamız için gerekli işaretlemeyi sağlarlar.
-
Acil Durum Aydınlatma Üniteleri; kalabalık mahallerden kaçış yollarına ulaşmaya çalışırken ve kaçış yolları üzerinde ilerlerken önümüzü görmemizi sağlarlar.
Acil durum dönüştürme kitleri; hem aydınlatma hem de yönlendirme maksadıyla, normal aydınlatmada kullanılan aydınlatma armatürlerinin tamamen veya kısmen acil durum çalışması yapacak şekilde tadil edilmeleri için kullanılır.
Acil durum aydınlatma ve yönlendirmesi iki ana tipte yapılabilir:
Kendinden bataryalı cihazlar kendi akülerine, elektronik kontrol ve akü şarj devrelerine sahiptirler.
-
Merkezi Batarya Sistemleri ise adından da anlaşılacağı gibi bir merkezi akü bataryasından beslenen aydınlatma armatürleri ile oluşturulurlar. Merkezi batarya ile armatürler arasındaki kablolar yangın, deprem ve benzeri tahrip edici olaylara karşı koruma altına alınmalıdır.
Bu iki çözümden hangisinin hangi durumda avantajlı olduğunu ele alacak olursak. Kendinden Bataryalı Cihazların avantajları arasında, kolay ve çabuk monte edilebilmeleri, Standart tip aydınlatma kablolarıyla tesis edilebilmeleri, dolayısıyla düşük tesisat maliyeti, İhtiyaç olursa herhangi bir yük ve benzeri kısıtlama olmaksızın sayılarının arttırılabilmesi, Kendi başlarına bağımsız olarak çalışmaları şeklinde sayılabilir.
Bu cihazlardan herhangi biri arızalandığında diğerleri etkilenmez, yani bir arıza en fazla sadece tek bir armatürün devre dışı kalmasına yol açar.
Bu da daha yüksek güvenilirlik sağlar. Sistemler devreye alındıktan sonra dekorasyon veya başka bir nedenle acil durum aydınlatma ve yönlendirme armatürlerinin yerlerinde değişiklikler veya ilaveler gerektiği taktirde bu gereksinimler kolayca yerine getirilebilir.
Özel kablo tesisatı gerekmemekte ve yük sınırlaması bulunmamaktadır. Kendinden bataryalı cihazlar ihtiyaç olduğunda kolayca, çoğu zaman stoktan temin edilebilirler. Özel sipariş vermek ve uzun teslimat sürelerini beklemek gerekmez.
Kendinden bataryalı cihazların dezavantajlarına bakacak olursak; çok büyük projelerde maliyetleri merkezi batarya sistemlerine göre daha yüksek olabilir, cihazlarda kullanılan kuru tip bakım gerektirmeyen akülerin, ömürleri bittiğinde değiştirilmeleri gerekir (endüstriyel yüksek sıcaklık tipi Nikel Kadmiyum aküler için ömür 5-8 yıl arasında değişmektedir), piyasada bulunan ve Türkiye'de bazı imalatçıların kullandığı şarj edilebilir Nikel Kadmiyum aküler ise en fazla 1 - 1.5 yıl dayanmaktadırlar.
Bu tip akülerin kullanıldığı cihazlara itibar etmemek gerekir.
Merkezi Bataryalı Sistemlere baktığımızda bunların avantajlarının çok da fazla olmadığını görüyoruz.
Bu tip sistemlerde sulu tip Nikel Kadmiyum aküler kullanıldığı taktirde iyi bir bakımla çok uzun çalışma ömürleri elde edilebilir. Armatürlerin merkezi ünite ile bağlantıları olduğundan çalışırlıkları bir noktadan denetlenebilir (Ancak bunun için merkezi batarya ünitesinde bu özelliğin bulunması gerekir).
Ve son olarak çok büyük projelerde toplam maliyetleri kendinden bataryalı cihazlara göre daha düşük olabilir.
Peki ne gibi dezavantajları vardır?
Merkezi bataryalı sistemler deprem bölgelerinde kullanılmaya uygun değildirler. Çünkü merkezi batarya ünitesi depremden zarar görebilir ve tüm tesis karanlıkta kalır. Kablolar özel olarak korunmuş olsa bile kopabilirler. Kopma noktasından daha uzaktaki armatürler devre dışı kalırlar.
Halbuki kendinden bataryalı cihazlarda böyle bir problem söz konusu değildir. Yukarıda belirttiğimiz nedenlerle yangın veya deprem gibi bir durumda çalışmama riski daha yüksektir.
Merkezi batarya ünitesindeki tek bir arıza bütün sistemi devre dışı bırakabilir. Mimari değişikliklerde ilaveler ve yer değişiklikleri zor ve masraflıdır. Ayrıca yük sınırı nedeniyle mümkün olmayabilir. Kablolar özel olarak yangına dayanıklı tipte veya borular içerisinde yüksek sıcaklığa ve fiziksel darbelere karşı korunmuş olmalıdır. Bu da kablo ve kablo tesisat maliyetini arttıran bir unsurdur.
Tesisatın özel bir şekilde yapılma gereksinimi, cihazların montajlarının da daha zor ve yüksek maliyetli yapılmasına yol açmaktadır (Boru girişleri veya mineral izolasyonlu kablo kullanılması gerektiğinde özel rakorlar vb.).
Benzinli veya mazotlu jeneratörlerin acil durum aydınlatmasında kullanılması uygun değildir. Deprem, yangın veya sel nedeniyle zarar görebilirler.
Böyle durumlarda kendileri zarar görmemiş olsalar bile kullanılmaları tehlikeli olabilir (kablolar zarar görmüş olabilir - kısa devre ve yangın tehlikesi vardır; ya da itfaiye su kullanacaksa tesisata elektrik verilmesini istemez).
Jeneratörlerin devreye girmeleri gecikmelidir. Bazı durumlarda hiç devreye giremeyerek arızaya geçebilirler.
Yasa, Yönetmelik ve Standartlar:
Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de acil durum aydınlatma sistemlerinin tesisi yasal bir zorunluluktur.
Ülkemizde deprem ve yangın yönetmeliklerinin uygulanması zorunludur. Kamu Binalarının Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanmış yangın yönetmelikleri acil durumlarda kaçış yollarının aydınlatılmasının ve acil durum yönlendirmesinin sağlanmasını gerektirmektedir.
Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanmış olan Acil Durum Aydınlatması ile ilgili ürün standartları, Avrupa Topluluğu tarafından uygulanmakta olan EN standartlarına (European Norms) uyumlu olarak yayınlanmaktadır.
- TS 8710 (EN 60598-2-22); Aydınlatma Armatürleri - Acil Aydınlatma İçin
- TS EN 60924 DA; Beslemeli Elektronik Balastlar - Güvenlik Kuralları
- TS EN 60925 DA; Beslemeli Elektronik Balastlar - Performans Kriterleri
Ünitelerle ilgili bu standartların yanı sıra Sivil Savunma Genel Sekreterliğinin talebi üzerine TÜYAK Türkiye Yangından Korunma Vakfı'nın koordinasyonunda hazırlanan ve onaylanma aşamasına gelmiş olan Türkiye'de Binaları Yangından Koruma Yönetmeliği de tüm binalarda acil durum aydınlatma ve yönlendirmesi ile ilgili gereksinimleri, tasarım esaslarını kurallara bağlamaktadır.